Ramazanı Yaşamak: Çocuklarımıza Ramazan’ı Nasıl Yaşatırız.

Bu blog yazısını, yaşadığımız dramatik günlerden önce, “sosyal mesafe” kavramı hayatımızda yokken, Korona öncesi kaleme almıştım. Maalesef, salgının yarattığı ortamın geleceğe dair oluşturduğu büyük bir belirsizlikten ramazan da nasibini alacak.  Yaşayacağımız bu ramazanın, alışık olduğumuz ramazanlardan çok farklı olacağı kesin: toplu teravih namazlarının ve toplu iftarların olmadığı bir ramazan. Bir süre önce yazdığım bu blog yazısını bu sene olacak muhtemel ramazana göre revize etmeyi çok defa düşündüm fakat sadece küçük dokunuşlar ile yayınlamaya karar verdim. İnşAllah, bazı fikirler ve uygulamalar daha sonraki ramazanlarda kullanılır. Allah, ibadet edecek nice ramazanlara bizleri ulaştırsın, hepimizi korusun. Amin

Çocukluğuma dair hatırladığım en güzel anılarım kutlamasını yaptığımız özel günlerdi. Kültürümüzde bunlardan çokça vardı: Paskalya, sevgililer günü, doğum günleri, cadılar bayramı ve Noel. Annemin bu tatilleri güzelleştirme ve özelleştirmede üzerine yoktu. Her biri için ayrı geleneklerimiz vardı. Heyecan vericiydiler ve çok eğlenirdik. Her yıl yenilerini yaşamak için can atardık. Çocukken böyle duyguları yaşamış olmak, çocuklarımın da aynı duyguları yaşamalarını gönlümde öncelikli haline getiriyordu. Tabi ki bunun için yeni fikirler üretmem gerekiyordu çünkü İslami tatiller benim çocukken yaşadığım özel günlerden farklıydı.

İlk yıllarda, yeni fikirler üretmek daha kolaydı çünkü küçük oldukları için ramazanla ve bayramla ilgili çok bir fikre sahip değillerdi. En büyük çocuğum 3 yaşına geldiğinde, ailemizin bayram geleneğinin neler olabileceği üzerine beyin fırtınası yapmaya başladım. Bazı fikirlere çoktan sahiptim çünkü o zaman yaşadığım çevre bu açıdan çok iyiydi. Camiler hep faal ve aile odaklıydı. Hatta ramazan ayında bu etkililik daha fazla artıyordu. Diğer ailelerle akşamları camiye iftarlara gidiyorduk. Sonrasında teravih için bekleyip namazlarımızı kılıyorduk. Eğer çocuklar ağlıyorsa oynamaları veya onlara bakmak için bir oda bulunuyordu. Namaz zamanı camide koşturup sonrasında uyuyakalıyorlardı. Bayram zamanı, bütün Müslümanlar- erkekler, kadınlar ve çocuklar- hep beraber namaz ve sonrası için camide bulunuyorlardı. Hatta İslami kuruluşlar bir spor stadyumu organize ediyor, böylelikle diğer şehirlerden de gelen kimselere kucak açmış oluyorduk. Binlerce insan güzelce giyinmiş, çocukların yüzleri boyanmış… ve namaz sonrası eğlenceli luna park alanları, özel yemekler, oyuncak ve kıyafet satan standlar. Aileler bayram kutlamasını gün boyunca çocukların güzelce hatırlayabileceği bir gün haline getiriyorlardı. Harika ve keyif dolu bir gün olurdu bayram günleri.

Türkiye’ye taşındıktan sonra Müslüman bir ülkede ramazan geçirmeyi heyecanla bekliyordum. Bayram Kanada’da bu kadar özelse, İstanbul’da Allah bilir nasıl hissettirecek diye düşündüğümü hatırlıyorum. Bayram geldiğinde şoke olmuştum. Sadece erkekler camiye gitmişti. Çocuklarım için özel kıyafetler almıştım ama ne bir panayır alanı vardı nede festival. Ailemizle geçirmiştik günümüzü, şükürler olsun, ama diğer günlerden farklı hissettirmemişti. Yıkıma uğramıştım. İşte o an sahip olduğumuz bu iki bayramı çocuklarımız için özel hale getirmeye niyetlendim.

Toplum olarak ‘çocuklarımızı kaybettiğimiz’, dine karşı ilgilerini yitirdiklerini gördüğümüz için şikayet edip, dertleniyoruz tabii olarak. Bu sonucun sorumluluğunun bir kısmının da bizler de olduğunu farkedip, kabul etme zamanı geldi. Tabi ki çocuklarımız, diğer geleneklerin şeker dolu, güzelce süslenmiş, ışıklandırılmış, hediyelerin verildiği, lezzetli yemeklerin olduğu ve topluca kutlanan bayramlara özenecekler. Dürüst olmak gerekirse, kendi bayramlarımızı özel yapmak adına önümüzde hiçbir engel ve bahane yok. Eğer çocuklarımızın dinlerini sevmelerini istiyorsak, bunun için onlara küçük yaşta bir sebep vermeliyiz. Özellikle çocuklarımız küçükken, dinin ve imanın ne kadar güzel olduğunu henüz bilgi ile bilmezlerken bunu yapmak önem arz ediyor. Bu nedenlerle “Ramazanı Çocuklarımıza Yaşatmak” adına geçmiş senelerde üzerine düşünüp bir şeyler üretmeye çalıştığım ve evimizde uyguladığımız fikirleri ve uygulamaları paylaşmak istiyorum.

İlk yapacağımız iş evimizde ramazan dekorasyonu. Yapacağınız süslemenin pahalı olmasına gerek yok. Elinizde olanla çalışın, Pintrest’ten yada internetten gördüğünüz ışıltılı ev dekorları sizin cesaretinizi kırmasın. Önemli olan şey yaptığınız şeyi çocuklarınızla birlikte yapıyor olmanız. Pankart yapın; bir sürü yıldız kesin ve evin etrafına asın; evin giriş kapısını dekore edin; evinizin ortak bir köşesine ‘ramazanla alakalı çocuk kitapları’ okuma köşesi yapın. Google’da ‘ramazanla ilgili süsleme işleri’ yazarsanız, çıkan bir çok fikirden ilham alabilirsiniz. Aralarından hoşunuza gidenleri evinize uygulamaya başlayın. Şimdiden hazırlamaya başlayın ki, sonrasında üzerinize birden yük olmasın. Yaptığınız her şeyi bir araya getirin ve ramazana girmeye az kala, seçtiğiniz bir gün elinizdeki dekorasyon malzemeleriyle çocuklarınızla birlikte evi süsleyin. Bunun amacı çocukları da bu işe dahil etmek. Onları heyecanlandıracak güzel alanlar oluşturarak, bu alanlarla anılar biriktirmelerine imkan sunmaktır.

‘Ramazan gerisayımı’ oluşturun. Bu, çocukların gerçekten eğleneceği interaktif bir aktivitedir. En büyük çocuğum 3 yaşındayken el işi kağıtlarından oluşturduğum geri sayım aracını her yıl kullanıyoruz. Bana İslam’ı hatırlatan (genelde hadisler ve ayetlerle bağdaştırdığım), küçük kartlara hazırladığım 30 resim yaptım. Her gün çocuklar bir tanesini kutudan çekiyor. Çektiğimiz resmin üzerinde konuşup, ilgili konuları tartışıyoruz ve sonrasında da yerine asıyoruz. Yıllar geçtikçe her günkü çekiliş sepetine çocukların hoşuna gidecek ikramlar (şekerlemeler) ekledik ama kartları her zaman kullandık. Bu yöntem, Ramazanla/İslam’la alakalı her gün muhakkak bir şeyler tartışmamızı sağladı. Tabi ki sadece gerisayım rakamları veya her gün değiştirebileceğiniz işaretlerde kullanabilirsiniz. En çok hoşunuza giden fikri bulun ve onu uygulayın. Daha fazla interaktif olması, çocukların daha fazla eğlendiğini gösterir.

Ramazan öncesi parti yapın. Bence gireceğimiz aya karşı heyecanlı olmamızı sağlayacak en önemli etkinliklerden biri bu. Geçmiş yıllarda çocukların arkadaşları ve dostlarımızı davet ettik. Zannediyorum bu sene mümkün olmayacak mevcut ‘sosyal mesafe’ durumu devam ederse. Yine de çocuklarınızla beraber bunu yapabilirsiniz. Bir tema belirleyin, ramazanla alakalı hikayeler okuyun ve soru sorma yarışmaları yapın… Önemli olan şey çocukların ramazanın başlamasına az kaldığından dolayı parti yapıyor olduğumuzu anlamaları. Partinin ramazan başlamadan önce yapılması önemli, çünkü böylelikle çocuklar bir şeyler yiyebilir, eğlenebilir ve oruçla alakalı endişelenmek durumunda kalmazlar. Ayrıca ismini ‘Meşgul tut Çantaları’ verdiğim, arkadaşlara hediye edilebilecek çantalar yapmak için harika bir fırsat. ‘Meşgul tut çantaları’ çocukların teravih için camiye getirebileceği, içi aktivelerle dolu çantalar. Eğer siz namaz kılarken namaz kılmak istemiyorlarsa, sessizce oynayabilecekleri (ramazan içerikli) boyama kağıtları, yeni pastel boya, oyun hamuru, okumak için bir kitap, rubik küp veya benzer oyunlar, seyahat oyunları (satranç, mangala), küçük kartlar veya oyuncaklar vb. koymayı deniyorum. Çocuğunuzu en iyi tanıyan sizsiniz, ama işin sırrı epeyce bir miktar (çabuk sıkıldıkları için) ve sessiz oyunlar olması. Ayrıca, meşgul tut çantalarına başkalarıyla paylaşmaları için fazladan oyun koymayı unutmayın. Boyama kağıtlarından fazlaca çıktı alın, oyun hamuru için ek kutular koyun, her zaman oynamak isteyen ekstra bir çocuk olacaktır. Bunun diğer güzel bir sonucu ise, çocuğunuzun camiye gidip oynamak isteyeceği yeni arkadaşları olacak inşallah. Kendi çevrelerini oluşturmaya başlayacaklar. Bu spesifik nedenden dolayı, çantalarında yeni arkadaşları ile paylaşacakları ekstralar olduğunu çocuklarınızla konuşun. Bu özellikle sahip olduğu şeyleri paylaşmayı sevmeyen çocuklar için önemli bir nokta. Söylemek istediğim diğer bir husus, bu çantaları sadece camiye gitmek istediklerinde verin. Gün içerisinde yaptıkları ve oynadıkları başka oyuncak ve eşyaları olsun. Bu çantaların ‘özel’ kalmasını ve özgünlüğünün hemen gitmemesini sağlar. Çantaların içine bir tane seccade dahil edebilirsiniz. Biz yine geçen yıllarda çocukların boyayıp, kişiselleştirdiği, elde yapmış olduğumuz seccadelerimizi kullanıyoruz. Her seccadenin ayrı bir hikayesi var. Bir de her birine özel bir teşbih yapmakta güzel bir fikir. Hatta tespih tanelerini verip kendilerine birer tesbih yapmalarını sağlayabilirsiniz. Bu ramazan camiye gidemeyecek bile olsak, evdeki teravih namazlarında kullanılmak üzere de çantaları hazırlayabiliriz. Evde birkaç rekat dahi olsa beraber teravih kılmayı, ve geri kalan zamanda ise meşgul tut çantaları ile sessizce oynamalarını sağlayabiliriz. Hem teravihi tecrübe eder hem de ramazan için hazırlanan setlerle bir hatıra oluştururlar hafızalarında. Komşularınızın çocukları içinde ekstra çanta hazırlamayı unutmayınız!

Geçen haftanın paylaşımında ramazan günlüğü hazırlamaktan ve üzerinde tefekkür etmekten bahsetmiştim. Ayrıca çocuklarımla da üzerinde tefekkür edeceğimiz konular hazırladım. Bunlardan bir kısmını hazır olarak bulabilirsiniz (muslimhomeschool.com , cocukveislam.com ) veya not defterini alıp günlük farklı konu başlıkları oluşturabilirsiniz. İkinci yöntem biraz daha kafa yormayı ve zaman harcamayı gerektiriyor ama çocukların genelde daha çok hoşuna giden günlük/tefekkür planlaması bu oluyor. Bizim en iyi günlüklerimiz, boş sayfaları olan ve seçtiğimiz konuyu çocukların kendi hayal dünyasıyla süsleyebildikleri ramazan günlükleri. Her gün onlara bir konu veriyorum (genelde gerisayım kartlarından o gün seçtiğimizle alakalı) ve o gün için resim çizmelerini istiyorum. Ayın sonunda, içinde kendi sanatsal çalışmalarının olduğu, oturup konuşabileceğimiz, paylaşabileceğimiz kişiselleştirilmiş güzel bir ramazan kitabımız oluyor. Çocukların kendi oluşturdukları bu ramazan eserlerini, daha sonraki senelerde açıp bakmak için her zaman saklıyoruz. Çocuğunuz büyüdükçe, Kuran odaklı günlükler yapmayı seçebilirsiniz. Bir ayet seçip, onun üzerinden konuyu öğrenip tartışmak ve çocuğumuz için bunu bir hikaye haline getirmek. Bu günlüklerin amacı, çocuklarınızla ramazanın anlamını tartışmak için zaman ayırmak; onlara ramazanla ilgili kendi tecrübelerini/ fikirlerini/düşüncelerini oluşturmada yardımcı olmak.

Ramazanın gelişini kutlarken kurabiyeler pişirin, ramazan için kartlar hazırlayın ve misafirlerinizle, komşularınızla bunları paylaşın. Bebekler doğduğunda herkese dağıtılan çikolatalar ve hediyeler görüyorum. Ramazan içinde buna benzer bir ikram ve hediye paketleri oluşturun. Tekrar söylüyorum, bunu yapmak için para harcamanız gerekiyormuş gibi düşünmeyin. Özel bir kurabiye pişirin ve kenarına ‘Hoş Geldin Ramazan’ yazılı bir kağıt iliştiriverin. Hurmaları, içerisinde orucu hurmayla açma ile alakalı hadislerin olduğu paketlere koyup dağıtın. Böylece çevrenizle iletişim kurmanızı ve çocuklarınıza cömertliği aşılamanızı sağlamış olursunuz. Ayrıca bu, Batı’da ki komşu ve arkadaşlarımıza İslam’ı tanıtmak için sıklıkla uygulanan hoş bir fırsattır. Bu hediye paketlerini sütçünüz, postacınız, sucunuz, güvenlik personeliniz, kapıya gelenler velhasıl her gün yüz yüze baktığınız insanlarla paylaşmayı unutmayın. Daha fazlasını yapıp çevrenizde ihtiyaç sahibi olan kişileri bulun ve bu hediyeleri çocuklarınızın onlarla paylaşmasını sağlayın.

Eğer çocuğunuz oruç tutmaya yeni başladıysa, onları motive edin. Kaç gün oruç tuttuklarını hesaplayabilmeleri için yapışkanlı posterler yapın ve çocuklarınızı diğer yetişkinlerin önünde övüp, onlarla nasıl gurur duyduğunuzu açıkça söyleyin. Çocuklarımızı övmenin ne kadar önemli olduğunu defaten hatırlayalım. Peygamberimiz sav ‘in çocuklara karşı merhameti daha bir özeldi. Onun karakterini kendimize uyarlamalıyız. Yaşı daha küçük olan çocuklarınızı, yarım gün veya hafta sonları oruç tutmaya yönlendirin. Oruçlu oldukları günlerde zamanın daha hızlı geçmesi için etkinlik planı yapın. Bu tür aktiviteler zamanın geçmesine yardımcı olacak ve ramazanın ayının farklı olduğu ‘hissini’ diri tutacaktır. Tekrar ediyorum, internette bir çok fikir var. Sizin ve çocuğunuzun hoşlanacağı birini seçip, üzerine bir saat harcayın.

Şimdi değineceğim konu, normalden daha çok yorulduğumuz bu ayda, bir çok anne/baba için büyük bir iş… Çocuklarınızı televizyon, tablet ve bilgisayar oyunlarınızdan uzak tutmaya çalışın. (siz “tutun” olarak okuyun). Eğer ekran süresini azaltmayı düşünüyorsanız, Ramazan ayı bunu başarmak için harika bir fırsat! Eğer çocuklarınızla iyi plan yapıp farklı aktiviteleriniz olursa; özel kitaplarınız, hediyeler, birlikte bir şeyler pişirmek vb. ekranın kapladığı boşluğu doldurabilirsiniz. Diğer yapmamız gereken ise, bu ayda ekranlarından neden kurtulmaları gerektiği üzerine çocuklarınızla konuşmak. Onlara birlikte hatıra biriktirmeye, yeni gelenekler oluşturmaya, Allah’a ibadet etmeye, camiye gitmeye, etrafımıza hizmet etmeye daha fazla odaklanmak istediğinizi söyleyin. Bunu bir yarış haline getirebiliriz. Kim ekrandan ne kadar daha fazla süre ayrı kalabilecek! İlk haftadan sonra, çocuklar alışacak ve onlardaki değişimi göreceksiniz. Şimdi kendi evimizle ilgili tecrübemi anlatacağım sizlere. Evimizde hiçbir zaman TV olmadı. Çocukların kendilerine özel tablet vb ekranlı aletleri de yok. Ne zaman TV izledikleri bir ziyaretten geri geldiklerinde davranışlarındaki değişimi fark ederim. Huysuz olurlar, sabırsız olurlar ve kendilerini nasıl eğlendireceklerini unutmuş gibi davranırlar. TV vb olmadığı zaman, yaratıcılıkları gelişiyor ve zamanlarını doldurmalarını sağlayacak başka uğraşları kendileri bile bulabiliyor.

Çocuklarınıza arkadaşlarını iftarda ağırlamaları için fırsat tanıyın. Davetler yapmalarına ve menüyü seçmelerine izin verin. İftarı hazırlamaya yardım ettiklerinden emin olun. Süslü yemek takımları kullanmalarına izin verin. Eğer çocuğunuz sizin orada olmanızı istemiyorsa, saygı duyun. Onların özel gecesi olsun ve bu geceyi yaşamaları için teşvik edin. Geçen hafta iftarlar için teravih namazını ertelemememiz gerektiğinden bahsetmiştim. Yani çocuklarınızı iftar daveti vermesi için yönlendirin ve buna ek olarak teravihe arkadaşları ile gitmeleri için de teşvik edin, sonrasında çay içmek için geri dönecek olsalar bile. Çocuklarımız İslam’ın bulunduğu yerde de arkadaşlıklar (özellikle ergenlik yaşında olanlar için çok önemli)  kurabileceklerini hissedebilmeliler. Bu tarz aktiviteler onların bu duygu ile büyümesi için çok önemli. Sosyal mesafe gölgesi altında geçecek olan bu seneki Ramazan’da çocuklarımıza “sanal” iftarlar için fırsat vermek gerekecektir. Çocuklarımız iftar sırasında arkadaşları ile videolu platformlarda birlikte olabilirler. Çocuklarımıza yaptıkları yemekten arkadaşlarına göndermelerine izin verebiliriz.

Son olarak, bayrama hazır olun ve çocukların her zaman hatırlayacağı bir şekilde kutlayın. Onlarla dışarı çıkın ve kardeşleri için hediyeler almalarına (online) yardımcı olun, kartlar yapmalarına izin verin. Bayram yemeklerinin hazırlanmasına katkı sunup, istedikleri tatlıları yapmalarına yardımcı olun. Bayramın gelmesiyle evin dekorasyonunu değiştirin. Bayramı kutlamak gerçekten önemli olmalı. Çocuklarımız bugün özel hissedebilmeli ve batıdaki dini/milli kutlamalar kadar harika olduğunu görebilmeli. Bir gece öncesinde, süslü kıyafetler hazırlamak için zaman harcayın, özel yemekler pişirin… Bu günde özel olan şeyler yapın, özel yerlere gidin. Hatıralar oluşturun beraberce. Tekrar söylüyorum… Hatıra olarak kalacak bir gün yaşatın onlara. Yapılanların hepsi bu hatıraları oluşturabilmek için. Çocuklarınız için mutluluk, sevgi, heyecanı ve beklenti oluşturmaya çalışıyorsunuz. Her yıl ramazanı dört gözle beklemelerini sağlayacak bir beklentiden bahsediyorum. İslam’ın özel günlerini hissedip yaşayacakları ve İslam’ın dışında olan hiçbir duygunun eksikliğini hissetmeyecekleri bir kutlama. Müslüman olamayan kişilerle tanıştıklarında, TV lerde bize ait olmayan kutlamaları gördüklerinde, diğer ülkeleri ziyaret ettiklerinde bir şey kaybetmediklerini hissedecekler böylece. Çocukluklarındaki bu özel hatıralarını inşallah gururla paylaşacaklar.

Her şeyiyle emek harcamak gerektiğini unutmayın, ama buna değer. Niyetinizi Allah rızası için yapın. İnternetten ilham alacağınız şeyler olacaktır ama kendinizi başkalarının kutlaması ile kıyaslamayın. Önemli olan elinizde olan şeyle elinizden gelenin en iyisini yapmak. Ev yapımı şeyler, dükkanlarda satılanlar kadar iyi görünmeyebilir, ama size çocuklarınızla oluşturacağınız hatıranın, her şeyi güzelleştireceği garantisini veririm. Ayrıca şunu söylemek istiyorum, başlamak için asla geç değil. Çocuklarınız ergen mi? Ne olmuş sanki, şimdi başlayın. Bu ayı nasıl özel yapabileceğinize dair onlardan fikir alın, planlamada yardım etmeleri için fırsat verin. Kimleri davet etmek istediklerini sorun. Küçük hediyelerle onlara sürpriz yapın. El işi şeyler yapmak bir opsiyon olmayabilir ama onlarla bağ kurmak için yollar arayın. Başka bir nokta, süslemelerden veya geleneklerden çocuklarınız büyüyor olsa bile vazgeçmeyin. Benim tecrübelerime göre (kendi hayatımdan ve diğerlerinin anlattıklarından) ergenler ilgisiz görünüyor olsalar bile, içlerinde bir yerde gelenek hala önemli. Eğer durursanız, bunun artık önemli olmadığını düşünecekler ve bu çocuklarınızda yer edinecek. Geleneklerinizi ayakta tutun. Sonunda sizin çocuklarınız aynısını kendi çocuklarıyla yapacak ve sizde kendi torunlarınızla Ramazan’ı yaşattığınızı, bunun çocuklarınız için elinizden gelenin en iyisiyle nasıl başardığınızı inşallah göreceksiniz.

Ey Allah’ım, çocuklarımız içim İslam’ı gerçek din kıl. Onlara sevdir, kıymetini bilmelerini sağla ve hatıralarına büyük bir sevgiyle bakmalarını nasip et. Senle buluştuğumuz zaman, harcadığımız emeklerimizi iyi amellerimiz arasında say. Bu gayretlerimizin, çocuklarımıza İslam’ı sevdirmesini sağla. Bu emeklerimizin, onlara İslam’ı sevdiren bir yol olmasını ve ‘bir şey kaçırmadıklarını’ hissetmelerini nasip et. Bu Ramazan’da bize güç ver, bu ayla beraber daha iyi anne/baba, daha iyi bir Müslüman ve imanımızda daha kuvvetli bir kul olabilmemizi nasip eyle. Ey Allah’ım, bu ‘sosyal mesafe’ durumunu sana yakınlaşmamız için, ibadet edeceğimiz Ramazan ayına hazırlanmamız için ve çocuklarımıza tatmin olacakları bir ay planlayabilmek için bir fırsat eyle. Ey Rabbim, bizleri sağlıkta tut, insanlığı koru, hastalara şifa ver, yakınlarını kaybedenlere gönül ferahlığı ver, bizlere bu ve nice Ramazanlara ulaşmamızı nasip eyle, dualarımızı ve ibadetlerimizi kabul et.

Amin  

8
Yorumlar

avatar
8 Comment authors
GokcenurZeynep dinçGizem Yumukjenny molendykAylin Recent comment authors
En Yeniler Eskiler Beğenilenler
Hanife
Ziyaretçi
Hanife

Harika bir ramazan anlatımı.buradad neden olmasın bayram kutlamaları neden …gerçekten büyük eksiklik.rabbim bayrama eristirsin,ummetce tam bayram olsun bufelaket sonrası…hayırlı günler

Vildan sarıkaya
Ziyaretçi
Vildan sarıkaya

Maşaallah tebrik ediyorum sizi..Allah’a emanet olunuz

Ayşegül Koç
Ziyaretçi
Ayşegül Koç

Maşaallah, çok güzel ve teşvik edici bir yazı olmuş.

Aylin
Ziyaretçi
Aylin

Allah sizden razı olsun. Sayınızı çoğaltsin. Salih amel saysın.

Gizem Yumuk
Ziyaretçi
Gizem Yumuk

MaşaAllah hayran kaldım.. Müslüman bir coğrafyada doğup büyümeme rağmen ramazanla ilgili anlattığınız düzeni daha yeni oturtabildim birkaç senedir. Rabbim gayretimizi devamlı kılsın. Sizin gibi bilinçli insanların sayısı katlanarak artsın inşaAllah. Sağlıcakla kalın, Allah’a emanet olun…

Zeynep dinç
Ziyaretçi
Zeynep dinç

Çok güzel fikirler. Maşallah Allahim gayretli ilgili ferasetli Müslüman olmayı nasip etsin inşallah.
Allah razı olsun.

Gokcenur
Ziyaretçi
Gokcenur

Cok tesekkurler . ..

Menü

Benzer Yazılar

Kızlarıma Mektup

بسم الله ألرحمن ألرحيم  Kızlarıma, Benim sevgili kızlarım; Allah, size anne olarak beni seçtiği için çok mutluyum. Bunun üzerine tefekkür etmem bile, kalbimin hızlı atmasına

Read More »

Oğluma Mektup

بسم الله الرحمن الرحيم  Muhammed, Bütün insanlığa en iyi örnek olan kişinin adını taşıyorsun. Baban ve ben senin için bu adı seçtiğimizde, bu ismi koymamamız

Read More »

1000. (English)

1000. That is the number of people the Saudi government is saying will be allowed to perform Hajj this year. I keep thinking to myself,

Read More »