Gençlik Yıllarımdaki Jenny’ ye Mektup.

Sevgili Jenny,

Keşke hayata dair daha fazla bilgin olmuş olsaydı. İleride karşılaşacağın bir çok hayal kırıklığı ve acıyı hiç yaşamamış olabilir, daha az insanın kalbi kırılmış olurdu. Diğer taraftan yaşayacağın bütün zorluklar seni ve geleceğini şekillendirecek. Bazen imtihanlardan geçerek daha iyiye, güzele ulaşıyoruz. Hepsinin yanında, daha dikkatli ve bilinçli olmana yarayacak bir kaç nasihat istersen, benim tecrübem sana aşağıdaki cümleleri söyleyiverir.

İslam’ı kabul edip Müslüman olduğun zaman, hayatında bir çok değişiklik olacak ve yeni bilgiler, tecrübeler edineceksin. Hayatını İslam’a adapte ederken, enerjinin büyük bir kısmı Müslüman olmanın kendi tercihin olduğunu bütün dünyana göstermekle geçecek. Öyle zamanlar olacak ki, günlerini bir şeyleri ispatlamakla geçiriyorsun gibi hissedeceksin. Etrafındaki herkesin şunu bilmesini ve anlamasını isteyeceksin: Müslüman olmak senin seçimindi, baskı altında değilsin ve hala o sevgi dolu-neşeli kişisin. Hem Jenny, hem de Müslüman’sın. Bir çok arkadaşın seni terk edecek,  insanlar seni eleştirecek ve ailenle ciddi zorluklar yaşayacaksın. Bütün bu zorluklar karşısında yolunda yürümeye devam edeceksin ve dünyaya ‘mutlu yüzünü’ göstereceksin. Nihayetinde mutlu olacaksın ve yalnızlığını içine saklayıp, bastıracaksın. Bu bastırılmış yalnızlık, kendine lazım olan gücü bulmanı ve güçlü kalmanı sağlayacak. Olayları anlamada, sorularla ve sorunlarla başa çıkmada daha becerikli hale gelecek, başkalarına bağlı yaşamak yerine bilginin peşinde gideceksin. Fakat sonunda yalnızlık yine seni bulacak. Zaman zaman dünyada tek başına kaldığın, kapısını çalacağın kimsenin olmadığı hissine kapılacaksın. Yaşadığın zorlukları birilerine anlatıp içini dökmek isteyeceksin, ama insanların seni anlamayıp İslam’ı yargılayacak olmalarından korkup anlatamayacaksın. Bu gibi durumları Allah’a güvenip, O’na yaslanmak için bir fırsat bil. Her işte bir hikmet vardır. Bununla beraber, yaşadığın duyguları kendi içinde değerlendir. Kayıplarının, zararlarının yasını tut, üzüntüsünü yaşa. Kızgınlığı bırak gitsin. Duygularını kendi içinde tutarak hiç olmamış gibi davranma. Kaleme al, güvendiğin birilerine içini dök… Nasıl başkasına karşı dürüst olmak önemli ise, kendine de dürüst olmalısın!

Bilgi edinme çabasındayken, kısa sürede çok fazla öğreneceksin. Her yeni Müslüman olanda olduğu gibi çok coşkulu olacaksın. İlk başlarda her şeyi siyah ve beyaz olarak görecek, fikirlerinde ve dini konulara yaklaşımın oldukça katı, kuralcı ve fikirlerinde iddialı olacaksın.

Unutma, kesinlikle bir din alimi değilsin. Bir yargıya varmak senin haddine değil. Çevrende doğru olmadığını düşündüğün işleri yapanları görürsen, onlara dua et. Hamdun al-Qassar’ın şu irfan dolu sözünü hatırla: “Arkadaşlarından biri bir yanlış yaparsa, onunla ilgili 70 bahane bul. Kalbin bunu sana yaptırmazsa, o zaman bil ki kusur senin kendindedir.” İnsanlar için bahaneler üret, Onları sakın yargılama!  Farklı alimlerden, farklı fikir ve kanaatlerin oluştuğunu hatırla. İslam’da uygulamalardaki farklılıkları birer zenginlik olarak bil. Peygamberimiz SAV her zaman insanlara kolaylığı getiren orta yolu seçmiştir. Kendi dini fikrini empoze etmeye çalışma, Türklerin tabiriyle ‘büyük konuşma’! Eleştirdiğin bir çok konuda imtihana tabi tutuluyor olacağını aklından çıkarma. “Ya hayır konuş, ya da sus.” (Riyadt ul Saliheen Hadis 18)

Etrafındakileri takdir et ve yücelt. Diğer bayanlar senin rakibin değil. Etrafındaki bayanları kucaklayıcı ol ve onlardan öğrenmenin yollarını ara. Beraber çalışarak ve dayanışma içinde olarak yapacaklarınız,  birbirinize karşı kıskançlık ve rekabet içinde yapacaklarınızdan çok daha fazla ve etkilidir. Yeryüzünde hepinize yetecek kadar iş, mutluluk, dostluk, mülk ve nimet var. Kim senden yardım isterse, elini uzat. Hatta daha fazlasını yapmalısın. İnsanların ihtiyaçlarını öngörerek, onlar kapını çalmadan, sen onların kapısında ol. Yardımda bulunduğun kişileri ve yardımını unut. Başkalarına destek olmanın yolu bunlardan geçer. Karşılığında hiç bir şey beklememek, teşekkür bile. Sana karşılığını verecek olan Allah’tır. Yaptığın iyiliklerle alakalı bir hatırlatma yaparak, Allah kartında kıymetli bir karşılığı feda etme. (Kuran 2:264). İnsanlardan bir onaylanma beklediğin zaman bunu hatırla.  Yaptığın işlerde niyetin iyiyse, mutlaka bir güzellik seni bulacaktır. Bunu çok iyi içselleştirmen gerekiyor, özellikle de anne olduğun zaman. İyiliği bilinmez bir iştir annelik. Bitap düşmüş hissedip birde değersizlik hissine kapıldığın günler olacak. Yaptığın işlerdeki niyetinin Allah’ın rızasını alarak, ailenin ve etrafının iyiliği için olduğunu kendine hatırlat. Bununla mutlu olmayı öğren.

Dua etmeyi artır. Genç yaştayken bunu bir alışkanlık haline getir: dua ve Allah’ı zikir. Bu yaşlarda alışkanlık haline getirdiklerin, günlük rutin işlerinin bir parçası olur ve aksamaz. Heyecan duyarken, coşkuluyken bunu kendine öncelikle. Hayat ilerledikçe her hâlükârda  daha da yoğun ve telaşeli oluyor. Şimdiden bu iki eylem için zaman ayır kendine. Günlük hayatında giyinmek gibi diş fırçalamak gibi temel bir iş olarak dizayn et. Bunu tartışılamaz, vazgeçilemez, değiştirilemez yap kendi içinde.

Yaptığın hatalar için kendini affedebilmelisin; çok hatan olacak. Öyle zamanlar olacak ki, doğrudan daha fazla yanlış yaptığını hissedeceksin. Bu durumlarda kendine iyi davran. Gerekiyorsa yardım istemeyi unutma. Bil ki, her işte iyi olman mümkün değil. Zor kararları aldığın zamanlar olacaktır. Herkesi memnun edebilmen imkansız. Bu durumlarda istiharede bulun. Karar verirken en içten olan halinle ver. Allah’ı en çok memnun edecek seçeneğe odaklan. Alacağın kararların sonuçlarının en kolay olmayabileceğini unutma.

Buraya kadar yazdığım yalnızlık, kızgınlık, umutsuzluk, kırgınlık, mücadele gibi bütün durumlarında sana verdiğim tavsiyelerimin tek ortak noktası Allah’tır. Seni seçen O’dur. Bunu asla unutma. Gecenin sessiz derinliklerinde, içten bir kalple, içini O’na dök. Yolun dışına çıktığını hissettiğinde niyetini tekrar gözden geçir ve tazele. Akşam yastığa başını koymadan önce bütün insanları affet. Her konuyla ilgili dua et ve Allah’ın rahmetinin senin günahından daha kapsayıcı ve büyük olduğunu unutma. Bunu  kendine sık sık hatırlat.

Senden birazcık daha büyük ve tecrübeli olan kendini sev.

Not: Orijinal “After Eight” mintli çikolatadan daha fazla yemeyi ihmal etme! Üretimini durdurabilirler ve sen de onu çok özlersin. 🙂

4
Yorumlar

avatar
4 Comment authors
Ayşe gezerDenizVildan sarıkayaElif Recent comment authors
En Yeniler Eskiler Beğenilenler
Elif
Ziyaretçi
Elif

Müthiş, çok güzel! Bildiklerim ama yapamadiklarim… yalniz değilim.

Vildan sarıkaya
Ziyaretçi
Vildan sarıkaya

Allah yar ve yardımcınız olsun inşaallah…

Deniz
Ziyaretçi
Deniz

Hep yıkıp bozdugum süreçlerden sonra kahretsin yine başaramadım deyip tekrar deneyebilmek güzel belki ama acaba sonunda başarabilecek miyim yikmamayi,kırmamalı, kirilmamayi,Onu sevmeyi Ona sığınmayı,hayır ve şerrin Ondan geldiğine tüm kalbinle inanabilmeyi..inşallah başarabilirim başarabiliriz.

Ayşe gezer
Ziyaretçi
Ayşe gezer

Çok ama çok güzel MasaAllah

Menü

Benzer Yazılar

May 14th Muslima

On May 14th I will have been Muslim for 14 years. How fast that time has passed.  Every May 14th I always experience a similar

Read More »

Wasat (Türkçe)

Öyle bir dönemdeyiz ki, yaşantımızı başkalarının sosyal kabulleri üzerine kuruyor ve aldığımız “like”ları gayretlerimizin karşılığı olarak görüyoruz. Peki başkaları ve “like”ları olmayıp, kendi başımıza kaldığımızda

Read More »

Kibrit Kutusu

Müslüman olduğum ilk zamanlarda, ‘günahsız’ kalabilmek için çok dikkatliydim. Geçmiş günahlarım İslam’ı kabul ederek silinmişti.  Günahların “bu hediyeye” zarar vereceği konusunda yeterince bilinçliydim. Müslüman olarak

Read More »

Ramazan Hazırlığı

Bu haftanın sonunda Ramazana 46 gün kalmış olacak. Bu kutlu ayı bekleyenin bir ben olmadığımı biliyorum. Ramazan’ın yaklaşmasının verdiği umut ve bekleyişin oluşturduğu hisler var.

Read More »